3NEED.ART
5 Şubat 2026

Epstein Dosyaları Ve İnsanın İnsanı İstismar Etmesinin Gerçek Sebebi Nedir?

Temel İhtiyaçların Karşılanmaması Ve Sosyal Medya İllüzyonu

Son günlerde en çok konuşulan konu Epstein dosyaları oldu. Ortalıkta bir sürü iddia var, kimler neler neler yapmış diye. Nasıl da çocuklara istismarda bulunulmuş falan. Birçok ünlü ya da önemli mevkilerdeki adamlar ve kadınlar da bu işlerin içindeymiş. Olayın detaylarını bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum. Sadece eğer benim makalelerimi okuyor ya da sosyal medya paylaşımlarımı görüyorsanız, buraya insanın insanı istismar etmesinin temel sebebine değinen bir not düşmek istedim.

Bunun temelinde üç temel ihtiyacın insanlar için karşılanmaması yatar. Şöyle, okula gidersiniz, tüm sınavları geçersiniz, sertifikalar ve diplomalar alırsınız ama garantili bir iş bulamazsınız. Sosyal medyada erkekseniz kadın gibi davranmaya, kadınsanız daha güzel görünmek için aşırı makyaj yapmaya başlarsınız. Artık bu alan da öyle doygunluğa ulaşmıştır ki, rezil olduğunuzla kalır daha iyi yaşamanın, faturaları ödemenin başka bir yolunu bulmaya çalışırsınız. Ünlü diye ekranda karşınıza çıkan kişiler büyük büyük büyük patronların güzellik yarışmaları, yetenek yarışmaları, hayatta kalma yarışmaları, futbol ya da bale gösterileri gibi asıl amacın gizlendiği, üstüne sanat etiketinin yapıştırıldığı parlak bir fotoğraf koyarlar önünüze. Ünlüler çok mutludur, ünlüler harikadır, ünlüler ne isterse satın alabilir ve ünlüler toplumda yaşayan sıradan birine göre daha değerlidir. Sosyal medyada size gösterilen budur. Pembe rujlar, uzun tırnaklar, bir anda ünlü ve zengin olanlar falan.

Gençlerin Çaresizliği Ve Modern Kölelik Tuzağı

İşsiz ve okula gitmekten hiçbir şey elde edemeyeceğini anlayan genç insanların büyük bir umutla onları seçsinler diye ajanslara isimlerini yazdırmaları, bir oyunculuk, bir mankenlik ya da bir yarışma olması halinde koşa koşa gitmeleri, hiç de şaşılacak bir durum değil. Başka bir mesele de muhafazakar bir yaşam biçiminin asla geçinmeye yetmemesi. Sosyal medyada gösterilen sözde muhafazakar davranış da aynı. Sadece kıyafetler uzun kollu ve saçlar kapalı. Aynı pembe ruju hicaplı kızlar da sürüyor ve bir televizyon yarışmasına katılmak için çağrılacağı günü iple çekiyor. Ve her yıl sadece on-yirmi kişi ünlü olabiliyor ve bunların sadece bir-ikisi garantili gibi görünen ama her an elinden alınma tehdidiyle karşı karşıya olduğu bir lüks yaşama kavuşuyor.

Geriye kalan binlerce hatta milyonlarca genç nerede biliyor musunuz? Bir kısmı Epstein adası gibi saçma sapan alışkanlıkları olan insanların mülklerinde köle, sadece cinsel olarak değil, her anlamda köleler, yaşayıp yaşamamaları bile büyük büyük büyük patronların iki dudağının arasında.

Zenginlikten Bağımsız Olarak Güçlünün Zayıfı Ezme Eğilimi

Bunları yazınca klasik bir eleştiri ortamı oluşuyor hemen. Hatta içimizden bu çok varlıklı, aşırı zengin insanların ne kadar kötü olduklarını, onlar olmasa dünya rahat bir nefes alırdı gibi düşüncelerle boğuştuğunuzu biliyorum. Ama bu gerçek değil. Maddi imkanları çok olan insanlarla olmayanlar arasında bu konuda erişilebilirlik dışında hiçbir fark yok. Köydeki bazı sakallı amcalar da kendi köylerindeki küçük çocuklara ve kadınlara tacizde bulunuyorlar. Bununla da yetinmeyip köydeki en güçsüz erkeği bir çeşit cinsel obje olarak ilan edip, onu da taciz ediyorlar. Bununla da yetinmiyorlar, hayvanlara da musallat oluyorlar. Eşekler, atlar ve hatta koyunlar kırsal alanların en mağdur canlıları.

Bu mağduriyet yeni değil, insan var olduğundan beri güçlü olan ister fiziksel, ister ekonomik olsun, kendisinden zayıf gördüğü her türlü canlıya eziyet etme eğiliminde. Zaten düzeltmemiz gereken şey de bu. Yani bu dünyaya bunu düzeltmek için geliyoruz. İkinci bir konu yok: İnsanın insan gibi yaşaması için üç temel ihtiyacı var: Herkes için gıda, herkes için barınak ve “komşunu kendin gibi sev” eğitimi. Bu konuda insanlık olarak uzlaşmadığımız müddetçe gençler ortadan kaybolmaya devam edecek, varlıklı insanlar yoksul insanlara, yoksul insanlar birbirlerine, insanlar hayvanlara, hatta bebeklere aklınıza gelebilecek kötülükleri yapmaya devam edecekler.

Tarihsel Travmalar Ve Mutsuzluğun Telafisi

Üstelik kimse bu doğa kanununa uymamaktan gelen cezadan muaf değil. Mesela Fransa kralı XIV. Louis'dir -Güneş Kral-. Tarihsel kayıtlara göre XIV. Louis, on dört yaşındayken, annesinin ayarladığı ve o sırada kırklı yaşlarında olan Catherine Bellier -Barone de Beauvais- ile bir araya getirilmiş. Henüz on dört yaşındaydı ve ona kraliyet soylularının desteğiyle annesi tarafından bir kadın hediye edildi. Güya kadın Louis’ye cinsel anlamda tecrübe kazandıracaktı. Kadın zaten yetişkindi ve bu durum Kral Louis'nin çocukluk anılarında altından kalkamayacağı bir travmaya dönüştü. En büyük mağdur burada Louis'ydi.

Bu sadece bir örnek, ama bugün konuşulan Epstein dosyalarında adı geçen adamlar, hiçbir zaman gerçekten mutlu olmayacaklar. Tek bir telafisi var: Herkes için gıda, herkes için barınak ve “komşunu kendin gibi sev” eğitimini garanti altına almak. İster yolda giderken bir kadını taciz etmiş olun, ister Epstein adasında bir çocuğu taciz etmiş olun, ister uyuşturucu satmış olun, ister güzellik yarışmaları düzenleyip kızları onursuz davranışlara teşvik etmiş olun, isterseniz kendi akrabalarınızı garantili işlere yerleştirip, liyakati bir kenara atmış olun, isterseniz de istihdam ettiğiniz kadın işçiyi taciz etmiş olun. Ben de yirmi yıl önce bana aşık olan genç adamdan satın alamayacağı pahalılıkta bir hediye istemiştim. Bunu yaparken yanlış olduğunu biliyordum.

İtiraf Etmek, Arınmak Ve İnsan Onuru

Hepimizin büyük ya da küçük diye kendimizi kandırdığımız suçlarımız var. Bu suçların fiziksel ya da duygusal mağdurları var. Her ne yaptıysanız tek bir telafisi var: Öncelikle kendi kendinize: İtiraf edin! İtiraf edin! İtiraf edin!

Geriye kalan hayatlarınızı kutsal yasaya uymaya adayın. Yaptıklarınız silinecek mi! Hayır. Bu sizin zaten baştan beri yapmanız gereken şeydi. Sizi sadece Tanrı affedebilir, Tanrı'nın kabul ettiği tek telafi tüm insanlığa üç temel ihtiyacı garanti etmektir. Hepimizi, içinden tüm çirkinliği ile geçtiğimiz süreçten ve kabustan ancak kutsal yasa yıkayacak, temizleyecek ve bu derin kuyudan hepimizi çıkaracak.

Genç insanların güzel görünmesi, seslerinin güzel olması, genç kadınların daha çekici olması, genç erkeklerin daha yakışıklı olması, çocukların pürüzsüz bir teninin olması, saçlarınıza fön çektiğinizde daha hoş görünmesi, genç erkeklerin futbol topuna daha iyi vurabilmesi, ergenlik dönemindeki kızların dans figürlerini daha esnek şekilde yapabilmeleri bir yetenek değildir. Her insanın kendine göre iyi olduğu konular zaten var. Bu saydıklarımız yarışmalara katılıp seçilmeyi beklemek için sebepler değil. Bacağımız daha uzun olduğu için daha lüks bir evde oturuyorsak, insan onurumuzun daha kısa olmasına şaşıramayız.