3NEED.ART
Geri Dön
31 Ocak 2026

Üç Temel İhtiyaç: Dünyanın Tek Gerçek Gündemi

Gıda Güvenliği Neden Bir İdeal Değil, Bir Zorunluluktur?

Tüm insanların yalnızca üç temel ihtiyacı olduğunu biliyorum. Bu yüzden işbirliklerinden ya da şimdiye kadar yapılmış sayfalar dolu raporlardan bir beklentim yok. Anlattığım ideal ise dünyada çok az insanın "evet" diyeceği bir konu. Bu yüzden dönüşüm gerçekleştirebilmek için edinmem gereken gücü destekleyecek bireyleri pasif olarak topluyorum.

Gıda tedarik zincirindeki güvenlik açıkları sır değil ve sadece benim ülkemi değil, tüm insanlığı ilgilendiriyor. En büyük güvenlik açığı tüm dünyada komşusundan daha üstün olma iç güdümüzle alakalı. Üretmeye değil, tüketmeye odaklı büyük bir insan kitlesi var. Arsa fiyatlarının çok yüksek olması ve bu alanların tarım için kullanılamaz hale getirilinceye kadar betonla kaplanması, gıda ormanına dönüştürülebilecek ya da dikey tarım yapılabilecek alanlarda, kimsenin içinde oturmadığı atıl binaların yükselmesi sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşımı gittikçe zorlaştırdı.

Şehir peyzajında çim ve süs bitkileri yerine şehir bostanları kurmuyoruz, buna karşın şehirde yaşayan insanlar gıda fiyatlarından şikayet ediyor.

Ortak Noktamız Açlık, Çözümümüz Birlik

İşsizlik oranlarının artması, güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması ama yine de yemeğe devam etmek zorunda olmamız bize çok önemli bir şeyi gösteriyor. Kim olursak olalım yaşamak için yemek yememiz gerekiyor. İşsiz biriyseniz, akşam karnınız acıkıyor, komünistseniz, sabah kahvaltı etmek istiyorsanız, sağcı partiye oy verdiyseniz, ekmeğinizin arasına peynir koyuyorsunuz, estetik yaptırmış aşırı makyajlı bir kadınsanız, tencerede soğan kavuruyorsunuz, milletvekiliyseniz davetlerde yemek yiyorsunuz ve bir katilseniz hapishanenin yemek hanesinde size bir elma veriyorlar; Almanya'da, Fransa'da, Amerika'da, İran'da ya da Türkiye'de yaşamanız fark etmiyor. Hepimizin karnı acıkıyor ve bunu herkes için sağlayacak bir çözüm var.

Bugün ne kadar süreceğini bilmiyoruz ama tek güvenceli gelir, devlet memurluğu. Çünkü ücretinizi almanızı garanti edecek tek sosyal ağ bu, özel sektörde yaşanan ücret gecikmeleri ya da ücretini alamama sorunlarıyla dolu olan mahkemelerin bu davaları sonuçlandırmaya yetişememesi ve bu esnada mağdur kişilerin hiç bir güvencesinin olmaması hızla yayılıyor. Son zamanlarda enflasyon oranlarının artması her şeyden çok gıda fiyatlarını etkiliyor. Bir avuç fındık fiyatıyla yıllarca giyebileceğiniz bir gömleğin fiyatının aynı olduğunu görebilirsiniz.

Bilinçlenmenin Maliyeti Ve Odaklanma Sorunu

Bu yazdıklarım bir şikayet değil. Şikayet olmamasının iki önemli sebebi var, bir alanda yaşanan zorluk, toplumun katmanlarında bozulmayla beraber zorunlu bilinçlenmeyi de hızlandırıyor. Bu gıda fiyatlarındaki artışın birinci faydası. İkinci faydası ise ortak bir talebin oluşması, böylece siyasi liderlerden, yerel yöneticilerden ve sorumlu kişilerden ne talep etmeleri gerektiğini tam odaklı şekilde onlara söyleyebilirim. Sorun şu ki bu bilinçlenmenin maliyeti insanlar için çok büyük. En önemli üç ihtiyaca odaklanma konusunda insanlar aynı fikirde olsalar bile basit bir dikkat dağıtıcı unsur anında yönlerini değiştirmelerine sebep oluyor. Bu da garantisiz yaşamın insan ilişkileri üzerindeki tahribatını artırıyor. Bu dikkat dağıtıcı unsurlara bir örnek vermem gerekirse: Gıda fiyatlarının yüksekliğinden şikayet eden bir kadınla yapılan röportajı verebilirim: Muhabir ona neden x siyasi liderine oy vermek istediğini soruyor ve aldığı cevap şöyle: “Çünkü x çok yakışıklı ve bir film yıldızına benziyor.”

Sadece bu örneğe bakarak bile dünya nüfusunun büyük bir bölümünün kendi temel ihtiyaçlarının ne olduğu konusunda aynı anda aynı ciddiyette karar veremediğini görüyoruz. Ahlaki ve kültürel farklılıklar da dil ve din birliğinin önünde duran engel ama yok edilmemeleri, sadece yumuşatılmaları gerekiyor.

Üç Temel Sütun: Gıda, Barınak Ve Yaşamın Anlamı

Benim amacım bu geçişi üç aşamalı olarak global, modern dine dönüştürmek, üç temel ihtiyacı (1-herkes için sağlıklı gıda, 2- herkes için güvenli yaşam alanı, 3- "komşunu kendin gibi sev" idealini hayatın anlamı olarak anlatmak.) Bu büyük bir ideal ama bunun için çalışmazsam başka hiç bir şey için çalışmaya değer olacağına inanmıyorum.

  • Herkes için gıda: Yeryüzünü aşamalı olarak gıda ormanlarıyla kaplamak.
  • Herkes için güvenli yaşam alanı: 3D yazıcılar vasıtasıyla ve doğal malzemelerle yapılmış yiyecek ormanlarına entegre konutlar.
  • Hayatın anlamı eğitimi: Bu kısım çok önemli ve bunu bir çeşit eski dünya ve yeni dünya arasında geçiş koridoru gibi düşünebilirsiniz. Bu koridor yapay zeka destekli oyun formatında "komşunu kendin gibi sev" eğitim simülasyonlarından bireyleri geçiren, bir istasyonda başarısız olan bireyin bir öncekine dönüp görevi tamamlamasını sağlayacak bir eğitim koridoru. Kademeli olarak insanları bu koridordan geçirmek ve gıda ormanları ve güvenli yaşam alanlarına entegre olmuş, eğitimden geçmiş kişileri yeni dünyaya transfer etmekten bahsediyorum.

Yeni Dünyayı İnşa Etmek İçin Pilot Uygulama

Yeni dünyanın adalet sisteminin ve tabii ki merkezde olan insan ilişkilerinin nasıl tepki vereceğini pilot bir alanda deney etme ihtiyacı doğuyor. Aslında burada ihtiyaç ikiye ayrılıyor: 1-bireysel olarak benim bu ideali en etkili şekilde duyurmam, bunun için bazı niteliklerimi geliştirmek gerekiyor: İngilizce seviyem B1-B2 arasında. Çok güzel İngilizce konuşabilmem lazım. Bu zaman alıyor, çünkü benimle bu konuya odaklı olarak İngilizce konuşacak şimdilik kimse yok. Bu yüzden kendimi eğitiyorum. 2-Pilot uygulama bölgesi için henüz bana ait bir arazi yok. Bu arazinin finansmanını sağlayacak dijital ürünler tasarlıyorum. Bu ürünler daha suluboya illüstrasyonlarım ve sosyal medya içeriklerimden ve konuşmalarımdan oluşan metinlerin kitaplaştırılmış hallerinden oluşuyor.

Şu an İngilizce konuşmamı ve anlamamı geliştirmeye çalışıyorum. Gerçek bir insanla yabancı dilde konuşma meselesi beni çok korkutuyor, çünkü kameranın karşısında bir şeyler okuyarak video yapmaya benzemiyor. Son derece gerçek, bazen üzücü hatta kırıcı olabiliyor karşılıklı konuşmalar. Benim idealimin ise demir gibi, hatta asker gibi bir iradeye ihtiyacı var.

Sizin Rolünüz Ve Projenin Geleceği

Peki siz ne yapabilirsiniz? Paylaşımlarımı gördüğünüz zaman benim idealimi hatırlayın. Eğer yapabiliyorsanız ve size uygun olan bir şeyler varsa benim yerime siz bunları yapın. İmkanı, fırsatı olan biri varsa bu ideali benden önce hayata geçirmesinden büyük mutluluk duyarım. Bu ideali kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin temel ihtiyaçlarımız değişmeyecek bu yüzden kimin gerçekleştirdiği önemli değil. Sağlıklı gıdaya yaşamak için ihtiyacımız var ve kimin projesi çalışıyorsa onun projesini uygulamaktan sadece görüşleri ya da inançları bizimkiyle aynı değil diye vazgeçmiyoruz. Bunu kabul ettiğimizde çözüm çok daha kolay olacak, çünkü artık kişilere değil projeye bakmaya başlarız. Tıpkı eş seçmek gibi, ne kadar yakışıklıymış, ne kadar güzelmiş diye evlendiğiniz kişinin sizinle tanışmadan önce estetik yaptırmış olması ve bebeğinizin burnunun beklemediğiniz şekilde kocaman olması gibi, film yıldızına benziyor ya da benimle aynı kiliseye, aynı havraya, aynı camiye gidiyor diye birine yetki verdiğimizde sağlıklı gıda yerine elinizde hiçbir besin değeri olmayan pahalı beyaz ekmek dolu plastik poşetle eve dönmeniz çok normal.

Bu yeni dünyada kiminle konuşmalıyım, kime gerçekten saygı duymalıyım sorusunun cevabı: üç temel ihtiyacımı garanti etmeye destek olan çalışmalar yapan insanlara saygı duyarım ve sadece onlarla konuşurum. Herkes için sağlıklı gıda, herkes için güvenli yaşam alanı ve “komşunu kendin gibi sev” dediğimiz hayatın anlamını garanti altına almaya söz veren kişilere insan denir.