Zenginlere Neden İhtiyacımız Var?
Bireysel Farklılıklar Ve Toplumsal İlişkilerin Temeli
Zenginlere neden ihtiyacımız var? Onların parası olduğu ve bizim olmadığı için değil. Her insanın kendine özel, diğer insanlardan daha güçlü olduğu yönleri vardır. İnsanlar aralarında tam da bu sebeple ilişki kurarlar. Bazıları çok güzel resim yapar, bazıları dikiş dikebilir, bazıları entelektüel olarak güçlüdür, matematik dâhileri vardır, çok güzel makyaj yapabilen kadınlar, örgü ören adamlar vardır. Bir de diğer insanlardan daha çok para kazanabilen insanlar vardır.
Özelliklerimizi yok edemeyiz. Yasaklayamayız. Küçük bir kız çocuğu eğer dans etmeyi seviyorsa, onu ne kadar engellersek engelleyelim mutlaka bulduğu ilk fırsatta dans edecektir. Önemli olan yeteneklerimizi doğru biçimde kullanabileceğimiz doğru bir çevre oluşturmak.
Çocukların Doğası Ve Yönlendirme İhtiyacı
Çocuklara sevimli yaratıklar olarak bakmaktan vazgeçmeliyiz. Onlar sadece ellerinde henüz güç olmayan zenginler, cahil hayvan düşmanları, katiller, fabrika işçileri, teröristler, cerrahlar, kasaplar ya da öğretmenler. Sadece küçükler ve bizi yenebilecek durumda değiller. Eğer onları gözlemlerseniz tek isteklerinin yönetmek olduğunu görebilirsiniz.
Burada bir örnek üzerinden neden üç temel ihtiyacın herkes için garanti altına alınması gerektiğini bir kez daha anlatacağım.
Bir çocuk düşünün, doğduğundan itibaren kesici aletlere ilgi duyan bir insan. Bıçakları seviyor, annesi mutfağa gittiği zaman ona mutlaka yardım etmek istiyor. Özellikle sebzelerin doğranması ya da soyulması esnasında bıçağın ona verilmesini istiyor.
Bu çocuktan büyüdüğünde katil, kasap ya da cerrah yapmak mümkündür. Bir insan yaşamı boyunca zaten neye ilgi duyuyorsa, genlerinde ne varsa onu yapmaya kaderlidir. Bu yüzden katil olmadan önce eli bıçak tutanları doğru yönlendirebileceğimiz bir toplumu inşa etmek sadece anne babaya ya da öğretmene ait bir görev olamaz. Bıçağa da, bir şeyleri kesmeyi seven çocuklara da doğru yerde ve doğru zamanda ihtiyacımız var.

Zenginlerin Potansiyeli Ve Kutsal Yasa Eğitimi
Peki ya zenginler? Onlara neden ihtiyacımız var? Kendilerini kârlı çıkarmayı biliyorlarsa, insanlığı da kârlı çıkarmayı biliyorlar demektir. Tıpkı bıçak kullanmaya doğuştan ilgi duyan bebekler gibi, bazı insanların çocukluktan itibaren paraya ilgi duyduklarını görürüz. Bugün dünyada doğru çevre ve eğitim verilmemiş katiller olması gibi, parayı sadece kendi çıkarları için kullanma konusunda uzmanlaşmış zenginler var.
Tüm çocuklara ve tabii ki yetişkinlere “komşunu kendin gibi sev” kutsal yasası temel olacak bir eğitim tasarlayacağız. Bıçağı iyi kullanan çocukları mutfaklarda aşçı olmaya ve hastanede cerrah olmaya, kişisel kârlılığını artırmayı bilen çocukları ise tüm insanlığın kârlılığını artırmaya yönlendireceğiz.
Bireysel Eylemin Gücü: Ne Yapabilirsiniz?
"Ben bir şey yapamam, tek başına bir kişi ne yapabilir? Kimse beni dinlemez" diye düşünüyorsanız yapabileceğiniz bir şey olduğunu söylemek için buradayım. Eğer üç temel ihtiyacın tüm insanlık için garanti altına alınması gerektiğini düşünüyorsanız, aşağıdaki seçeneklerden mutlaka biri size uyacaktır.
- Ne yapmayı seviyorsanız onun tüm insanlığa gıda, güvenli barınak ve “komşunu kendin gibi sev” yasasına katkıda bulunup bulunmadığını inceleyin ve eğer uymuyorsa dönüştürün.
- Benim yazılarımı alın ve isterseniz altına kendi adınızı yazarak paylaşın. Bu metinlerin amacı tüm insanlık üzerinde kutsal yasanın hâkim olmasıdır. Bu yüzden sadece bana ait bir fikir zaten değil, bu kutsal yasa hepimize ait.
- Eğer toprağınız varsa, ticari kaygılardan uzak şekilde gıda ormanına dönüştürün. Siz yaptığınızda diğerleri de yapmaya başlayacaktır.
- İngilizce biliyorsanız metinlerimi modifiye ederek, üzerine kendi düşüncelerinizi de ekleyerek paylaşın. Eğer bilmiyorsanız aşağıda bahsedeceğim hatırlatıcıları ezberleyin. Zaten çok eğlenceli olduğunu göreceksiniz.
- Okuyun, kutsal yasaya uyarlayın, paylaşın.
- Web sitemdeki metinleri şarkı sözüne çevirin ve en popüler, en çok dinlenen müzikler üzerine cover yapın.
- İsterseniz benim gibi resimler yapın. Hatta isterseniz sadece tek bir nesnenin, mesela Alvar Aalto stilinde bir taburenin farklı farklı ortamlarda ya da nesne kombinleriyle çizin, size en kolay gelen boyayla boyayıp "herkes için güvenli barınak garanti altına alınana kadar Alvar Aalto taburesi paylaşıyorum" deyin. Finli biriyseniz bu çalışma daha da anlamlı olacaktır. Her coğrafyada kendine has bir nesne ya da hayvan bulunabilir amaç doğrultusunda kullanılacak.
Burada aklıma gelmeyen ama eminim sizin yaratıcı zihninizden çıkabilecek mükemmel fikirler olacak.
Hafıza Sarayı İle İngilizce Bağlaçları Öğrenmek
Şimdi 1'den 10'a kadar sayılara bir nesne atayacağım.
- Kalem: 1 rakamı kaleme benziyor.
- Kuğu: 2 rakamı kuğuya benziyor.
- Martı: 3 rakamı uçan martıya benzer.
- Yelkenli gemi: 4 rakamı yelkene benzer.
- El: Elin 5 parmağı var çünkü.
- Golf sopası: Uzun bir 6'ya benziyor.
- Çekiç: 7 rakamı çekice benzer.
- Gözlük: 8 rakamı gözlüğe benzer.
- Balon: 9 rakamı ipli bir balona benzer.
- Bacak ve top: 10 sayısındaki 1'i bacağa, 0'ı da topa benzettik.
Bunları güzelce ezberleyin. En fazla üç kez hayal ederek tekrar ettiğinizde ezberlersiniz.
Bunları lütfen kendi ana dilinizde ezberleyin çünkü yeni bilgiler, eski bilgilere bağlanarak öğrenilir. Sıfırdan öğrenmek diye bir şey yoktur. İnsanlar önceden alışık oldukları şeylere alışık olmadıkları bilgiyi ekleyerek öğrenirler.
Aşağıdaki bağlaçları bu 10 nesneye ilginç hikayelerle hatırlayabilmek için bağlayacağım:
- To be honest: Dürüst olmak gerekirse
- At first: Başta
- But then: Ama sonra
- Actually: Gerçekte
- However: Bununla birlikte
- For this reason: Bu nedenle
- Meanwhile: Aynı zamanda
- Suddenly: Aniden
- Eventually: Nihayetinde
- So, basically: Yani özet olarak…
Evet, bu 10 bağlacı İngilizce konuşurken ve yazarken akıcılık kazanmak amacıyla kullanacağız. Bu 10 bağlacı kutsal yasanın ifade edilmesinde otomatik ve çabasız şekilde kullanmayı öğrenene kadar başka bağlaçlara geçmeyeceğiz.
Şimdi 10 nesne ve İngilizcede en çok kullanılan 10 bağlacı garip ve akılda kalıcı hikayelerle birbirine bağlayalım:
1- Kalem: To be honest (Dürüst olmak gerekirse)
Üzerinde "to" yazan bir arının kalemin üzerine konduğunu hayal edin. "Be" olmak fiiliyle İngilizcedeki "bee" (arı) kelimesi benziyor. Arı kalemin üzerinde bal ("honey") yapmaya çalışıyor. İngilizcedeki bal kelimesi ile "honest" (dürüst) kelimesinin benzerliğinden yararlanalım.
Hayalinizde tekrar edin: Kaleminizin üzerine, üzerinde "to" yazan tişörtüyle sevimli bir arı konuyor ("bee") ve bal ("honey") yapıyor. Bu dürüst ("honest") bir arı. Eğer daha iyi aklınızda kalacaksa lütfen meditasyon yapın, gerekirse zihninizde bu arı ile konuşun ya da iğnesine dokunun. Ta ki 1 rakamını nerede görürseniz görün ağzınızdan hemen "dürüst olmak gerekirse" anlamında “to be honest” sözleri dökülünceye kadar.
2- Kuğu: At first (Başlangıçta)
Kuğunun üzerinde bir at olduğunu, onu her durdurmak ya da yavaşlatmak istediğinde “first, first” diye bir ses çıkardığını hayal edin. Hayaller mantıklı olmayacak, hatta ne kadar saçma ve garip olursa o kadar çok aklınızda kalır. “Horse” kelimesi Türkçede “at” anlamına geldiği için “at first” bağlacını beraber bir yolculuğa çıkmak üzere olan ve kuğuyu bir at gibi süren "at" ve çıkardığı “first” sesiyle hatırlayacağız.
Bakın daha şimdiden iki bağlaç öğrenmiş olduk şöyle:
- Dürüst olmak gerekirse, herkesin gıdaya ihtiyacı var.
- To be honest, herkesin gıdaya ihtiyacı var.
- To be honest, everyone needs food.
- Başlangıçta, öyle düşünmüyordum.
- At first, öyle düşünmüyordum.
- At first, I didn’t think so.

Ortak Dil Ve Hafıza Sarayında Buluşmak
Bu blog yazısı çok uzun olmasın diye tüm listeyi buraya yazmayacağım ama şimdiden nasıl bir öğrenme biçimimiz olduğunu anladınız. Bunu ister kendi nesnelerinizle kendiniz için kurgulayın, isterseniz de benim hayallerimi ve hafıza saraylarımı kullanın. Bu saraylarda sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyarım. İleride güzel bir topluluk oluşturacağız ve buluştuğumuz saraylarımız olacak. Konuştuğumuzda bu saraylarda yaşamayanların anlamadığı ama bizim ne demek istediğimizi çok iyi bildiğimiz bir evren oluşacak. Bunu öğrenmeye değer. Para kazanmak için değil, diğerlerinden üstün olmak için değil, hava atmak ya da bilgileri bir eşeğin sırtına kitap yükler gibi yüklemek için de değil. Öğrendiklerimizi bu dünyada var olma amacımız olan kutsal yasayı tüm dünyada yaşanır hale getirmek için kullanacağız.
"Ya bu bilgileri çalarlarsa, ya bu yöntemleri kendilerine avantaj sağlamak ve diğerlerine üstün olmak için kullanırlarsa" gibi bir endişeniz mi var? Emin olun bu büyük bir emek gerektiriyor ve böyle bencil bir insanın sonuçlarını kendi yaşamında görmeyeceği büyük bir idealin yöntemini kullanmaya zaten sabrı da yok. İlk paragrafı ezberleyip pes edecektir ki bu zaten hafıza saraylarına giden yolun ilk taşı bile değildir.
Benimle çalışırsanız, dilimiz ortak olacak, ama kendi sarayını kurmaya cesareti ve sabrı olanları yürekten destekliyorum. Üç temel ihtiyacı garanti altına almak için kurulacak her sarayı destekliyorum.

