3NEED.ART
16 Şubat 2026

14. Louis'in Gösterişli Tutsaklığı Ve Hafıza Sarayı İle İngilizce Öğrenmek

Yazar Övgülerine Ve Zaman Kaybına Karşı Bir Duruş

Bir kitabın yazarla ilgili övgü dolu sözler görmekten hiç hoşlanmıyorum. Bu bana okuyucuyu önceden haddini bilmesi için uyarmak gibi bir davranış sanki. Gerek yok. Eğer kitap güzelse okumaya devam ediyorum. Bana göre güzelse devam ediyorum, kitapta çok ilginç bir şey varsa yazarın diğer kitaplarını da okumak için hevesleniyorum. Ama ilk sayfada yazarın övüldüğü kitaplarda genelde doğru şeyler yazmıyor.

Neyse önyargılı olmak istemediğim ve 14. Louis ile ilgili yazmak ve paylaşmak istediğim üç temel ihtiyacın garanti altına alınması ile ilgili konular olduğundan “LOVE and LOUIS XIV” kitabını okumaya karar verdim. Eğer ilerleyen sayfalarda üç temel ihtiyacın tüm insanlık için garanti altına alınması ile ilgili kullanabileceğim bir bilgiye rastlamazsam tıpkı “Hermetik Gelenek” kitabının 122. sayfasında kapağını kapattığım gibi kapatacağım.

Bu konuda çok acımasız görünebilirim ama gerçekten kaybedecek tek bir saniyemiz bile yok. Geçen her saniye, gıda ve güvenli barınağı birbirimize garanti etmemenin sırtımızdaki ağırlığı artıyor. Sadece eğlenmek için kitap okumak bu durumda bencil bir davranış olur. Kitap okumalıyız ama sadece amacımıza hizmet edenleri. Aksi takdirde bu dünyadan çok bilgili ama kendisine bile faydası dokunmamış bir insan olarak geçeriz.

Güneş Kral'ın Tutsaklığı Ve Versay'ın Altın Kafesleri

Normalde Louis tablosunun illüstrasyonunu çizerken tabloya aslında olmayan bir detay eklemek istedim. O da Louis'in sağ üst kısmında uçan bir kuştu. Ben bu illüstrasyonu çizerken Louis'in bir kuş hayranı olduğunu bilmiyordum. Onun egzotik kuşlar beslediği bir özel bahçesi bile varmış.

O da diğer krallar gibi doğaya hükmetmek istedi. Versay Sarayı'nın bahçesinde dönemin en büyük hayvanat bahçesini kurdu. Hayvanlar da artık soylu sayılır böyle durumlarda. Kendi doğal ortamlarında yediklerinden daha iyi beslendikleri ve barındıkları kesin. Fakat yeri doldurulamaz bir eksik vardı. Artık özgür değillerdi. Onlar Louis'in iyi beslenen köleleriydi. Tıpkı diğer saray soyluları gibi.

Louis'i kötü biri gibi göstermek istemiyorum. Eğer yazılarımı takip eden biriyseniz zaten her meseleye üç temel ihtiyacın garanti altına alınması çerçevesinden baktığımı ve bu çerçeveden bakıldığında herkesin, hatta 14. Louis gibi kralların dahi mağdur olduğunu düşünürüm.

Louis'in özel hayatı yoktu. Uyurken, yerken, banyo yaparken hatta tuvalete gittiğinde bile sanki o bir tiyatro oyuncusuymuş gibi onu izleyenlerin gözü önündeydi. Eğer tiyatro oyunculuğu yaparak karnınızı doyuruyorsanız onu çok iyi anlarsınız. 14. Louis karnını diğerlerinin gözü önünde bir sergi malzemesi gibi yaşayarak doyurmak zorundaydı. Onun sahne perdesi doğduğu gün açıldı ve gömüldüğü gün kapandı.

Henüz dokuz yaşındayken babasını öldürdüler ve onu tahta çıkardılar. Fransa'nın kralı olduğu için hem bedensel hem de zihinsel olarak çabucak büyümek zorunda kaldı. Ona 40 yaşın üzerinde bir kadın hediye ettiler. Güya 14. Louis herkesin gözü önünde çok güçlü olacaktı. Ama o, tüm bu ihtişamının içinde tacize uğrayan bir çocuktu. Karnını doyurmak ve barınmak için tüm yaşamı boyunca tuvaletini bile başkalarının gözü önünde yaptı.

Bu konuya daha sonra hafıza sarayı olarak kullanacağımız 14. Louis illüstrasyonu üzerinde döneceğiz. Tabii ben de bir süre daha kitaptan okumuş olacağım ve yeni şeyler öğreneceğim. Aşama aşama ilerleyeceğiz.

Hafıza Sarayı Ve İngilizceyi Kutsal Amaç İçin Kullanmak

Hafıza sarayı vasıtasıyla bilgilerin ezberlenmesi insanlık tarihiyle başa baş gidiyor. Zaten Hermetik Gelenek kitabı da bu araştırmalar esnasında karşıma çıkan kitaplardan biriydi. Kitap hafıza sarayından bahsetmiyor ama zaten bilinen simgelere öğrenilmek istenen karmaşık ve soyut bilgilerin çapalanması benim de işime yarayacak. Şöyle: Üç temel ihtiyacı garanti altına almakla ilgili İngilizcede kısa konuşmalar oluşturabilmek amacıyla bir grup bağlaç ezberleyeceğim. Bu ezberlediğim bağlaçlarla her defasında konuyu değiştirerek yeni konuşma metinleri oluşturacağım.

Türkler Neden İngilizce Öğrenmeli?

Dünya üzerinde pek çok ulus var ve aslında her birinin üç temel ihtiyacı tüm insanlığa garanti etmek konusunda kendilerine has görevleri var. Çünkü aynı ulustan olan insanların birbirine daha fazla benzediğini açıkça görebiliyoruz. Japonlar çekik gözlere ve uzun saatler çalışabilme kapasitesine, Afrikalılar siyah ve güneşe dayanıklı tene ve güçlü kaslara, Almanlar endüstriyel kalite konusunda deneyime, Türkler ise pratik akla, ikame etme kabiliyetine ve savaş sanatlarına diğer uluslara göre daha hakimdir.

Burada tüm ulusları saymasak da her birinin uygun organize edilmesi halinde tüm dünyada tam bir dengenin oluşacağını anlıyoruz. Bugün uluslar sahip oldukları nitelikleri diğerlerine faydalı olmak ve kendilerinde olmayan özelliklerle takas etmek için kullanmıyorlar. Ama sonsuza dek böyle olmak zorunda değil.

Türkler bu süreçte diğer uluslara göre oldukça içe kapalı bir toplum olarak kaldılar. Belki de bu kötü bir şey değildi, tam tersine kendilerine ait kültürlerini diğer uluslara göre daha fazla koruyabildiler. Türklerin Töre adı verilen bir geleneksel yasaları var ve bu töreye göre kararlarını ortak aldıkları meclisleri var. Kadınlar da erkekler gibi ata biniyor ve savaşıyorlar. Türkler gittikleri her yerde devlet kuruyor. Bu organize olabilme kabiliyetlerinin zor koşullarda ortaya çıktığını gösteriyor.

Bu yüzyılda Türkler üç temel ihtiyacı tüm dünya için garanti altına almak konusunda önemli bir yerde duruyorlar. Devlet kurma kabiliyetleri ile evrensel nitelikleri bir araya getirmeleri gereken bir aşamadalar. Türkler İngilizceyi, zaten çok güzel olan ana dilleri Türkçenin üzerine, kutsal amacı tüm dünyaya duyurmak için öğrenmeliler.

Anlamlı Bir Neden Olmadan Öğrenmek İmkansızdır

Türkler amaçsız bir iş yapmazlar. Onlardan bir şey isterseniz ama bunu neden istediğinizi söylemezseniz, o işi güzel yapmazlar. Ama mantıklı bir sebep söylediğinizde bunu ölüm kalım meselesi haline getirecek iradeleri vardır. Şimdiye kadar İngilizce öğrensin diye saatlerce özel ders alan çocuklar bir türlü öğrenmediler. Daha iyi maaşla çalışırsın dediler, olmadı. Daha havalı olursun, Avrupai görünürsün dediler, olmadı. Okulda arkadaşlarına, iş yerinde çalışma arkadaşlarına hava atarsın dediler olmadı. İngilizceyi yaşamlarının neresine oturtacaklar? Eğer İngiltere'ye gitmeyecekse Türkiye'deki bir genç neden İngilizce öğrensin? İngilizce bilen eleman aranıyor iş ilanlarına başvuran gençlerin çoğu çalışırken bu dili kullanmıyor. Türkiye'de İngilizceyi günlük dil olarak kullanan insan sayısı yok denecek kadar az.

İngilizceyi hava atmak için değil, İngiliz gibi olmak için değil, Avrupalı gibi görünmek ya da daha fazla para kazanmak için değil, tüm insanlığa üç temel ihtiyacı garanti altına almak için öğrenecekler. Ezbere sosyal medyalarına şunu yazacaklar:

“Food for everyone. Safe shelter for everyone. Education of love your neighbor as yourself”

Bu yüzden hafıza sarayları inşa edeceğim ve hem Türkler hem de dünyada hangi ulusun İngilizce olarak üç temel ihtiyacın garanti altına alınması için kendini eğitmeye ihtiyacı varsa 3need.art web sitesini kullanabilmeleri için donanımlı hale getireceğim.