3NEED.ART
Geri Dön
26 Aralık 2025

Evlilik Pırlantalar Üzerine Mi Kurulur, Yoksa Ortak Bir Amaç Üzerine Mi?

Ayşe Ve Evlilik Yüzüğü

Ayşe benim karşı komşum.
Boşanmayı düşünüyor ve bunu bana sık sık, haklı sebeplerine onay vermem için anlatıyor.
Ayşe’nin kocaman bir evlilik yüzüğü var ve pırlantalarını bana göstermek için can atıyor.
Bazen aslında kocasını şikâyet etmeye değil de bana bu devasa yüzüğü göstermek için geldiğini sanıyorum.

Oysa evlilik yüzüğü, pek çok kültürde kadınların başka erkekler tarafından potansiyel eş olarak düşünülmemesi, yani evli olduklarının belli olması için takılan bir takıdır.
Büyüklüğü nedeniyle değil, diğer erkeklere “evliyim” sinyali vermek için takılır.

Anlatılanlar Ve Görünenler

Ayşe bir sürü şey anlattı.
Mesela kocası sarımsaklı yoğurt yemeyi çok seviyormuş ama Ayşe bu kokudan nefret ediyor.
Onlar evleneli daha bir yıl bile olmamış.

Bana düğün fotoğraflarını da gösterdi.
Hem onlar hem de düğünlerine katılan akrabaları sanki kraliyet ailesinden gibiydi.
Herkes çok gösterişliydi; gece kıyafetlerinin ışıltısından ve makyajdan insanları tanımak mümkün değildi.
Sanki burası başka bir gezegen gibiydi.
Adamlar film yıldızı, kadınlar ise Birinci Elizabeth’in saray hanımları gibi görünüyordu.

Normalde bu insanları çarşıda pazarda penye eşofman altı ve parmak arası plastik terliklerle görürsünüz.
Tek bir düğün gecesi için yaşamları boyunca sahip oldukları tüm serveti harcamaya karar vermişler gibi görünüyorlardı.

Kezban Teyze Ve Düğün Gecesi

Normalde pazardan alınmış tişörtlerle gezen insanlar, smokinler, tüllü, taşlı, fırfırlı gece kıyafetleriyle baş döndürüyordu.
İki kat aşağı dairede oturan Kezban teyzeyi fotoğrafta gördüğümde inanamadım.

Normalde köyden getirdiği pazen şalvarıyla yokuşu zar zor çıkar ama düğünde göğüs dekolteli, parlak kırmızı tüllü elbisesiyle “Ankara’nın Bağları” şarkısında oynarken hiç de yorgun görünmüyordu.
Yokuşu çıkarken çok zorlanır ve elindeki poşetleri biri alır mı beklentisiyle, oflaya poflaya etrafına bakarak yürür.
Anlaşılan Ayşe’nin düğününe gelmeden önce enerji içeceği içmişti.

Kahve, Yüzük Ve Gerçek Niyet

Geçen gün Ayşe yine geldi ve karşılıklı bir kahve içelim dedi.
Parmağındaki pırlanta yüzükle çelik kahve cezvesine dokundu, “çın” diye bir ses geldi.
Türk kahvesini yüzüğünü göstere göstere pişirdi ve yine kocasını şikâyet etmeye başladı:

“Vallahi bıktım ben bu adamdan, boşanacağım.” dedi.

Madem boşanacaktın, neden evlendin diye ilk defa çıkıştım.
Mutfak sandalyesine oturdu, ellerini Mona Lisa tablosundaki gibi üst üste koydu.
Ela gözlerini kahve fincanına doğru devirdi.
Önce birkaç saniye sustu, sonra daha büyük bir yüzük istediğini ama kocasının almadığını söyledi.

“Bu zaten çok büyük, neden daha büyüğüne ihtiyacın var?” dedim.

Eğer yolda ona araba çarpsa, şu yüzüğü satsa, onu sadece iki ay geçindirebilirmiş.
Bu yüzden birikim yapmak istiyormuş.
Ama düğünde belli ki çok masraf yapmışsınız diyecektim, dilimi tuttum.

Güven Yerine Para Geçtiğinde

Nişan yüzüğünüzde ne kadar çok pırlanta varsa, o kadar hızlı boşanırsınız.
Bu yüzden bir ilişkide güvenin yerini para aldığında, boşanmalar hızla artar.

Kadınlar yaşama güven duymak isterler.
Yarın ne olacağını bilmek isterler.
Çocuklarının karnını doyurup doyuramayacaklarını bilmek isterler.

Bu yüzden anlık maddi değerler, güvencesiz ortamlarda sahte bir güven hissi yaratır.
Yüzük kocamandır ama sevginin kırıntısı bile yoktur.

Kabarık gelinlikler, kiralanan salonlar, düğün pastasının üzerindeki vanilyalı krema bile, Külkedisi’nin parti gecesinde olduğu gibi bir anda kabağa dönüşür.

Kadınların Aradığı Üç Şey

Kadınlar aslında farkında olmasalar da yaşamları boyunca sadece üç şeyi ararlar:

1- Yaşam boyu sağlıklı gıdanın garantisi
2- Yaşam boyu güvenli yaşam alanının garantisi
3- Hayatın anlamına dair yaşam boyu eğitim

Bunun dışında ne evlenme çağındaki genç kızların ne de diğer kadınların başka bir ihtiyacı yoktur.
İsteklerle ihtiyaçlar aynı şey değildir.

Mesela evlendikten sonra her gün yumurta yemeğe ailenizin ihtiyacı olur ama düğündeki kremalı pasta sadece bir istektir.
Akıllı bir kadın, ihtiyaçlarıyla geçici isteklerini birbirinden ayırmasını çok iyi bilir.

Üç temel ihtiyacın sadece birinin eksikliği bile, kadının kocasını gerçekten sevmediği bir ortam yaratır.
Ayşe’ye de bu oldu.

Etiketlenen Kadın

Üstelik “daha büyük yüzük istiyorum” dediğinde, kocasının ve kocasının ailesinin gözünde;
lüks düşkünü,
azla yetinmeyen,
kocasının parasını gereksiz harcayan,
kötü kalpli bir kadına dönüştü.

Sosyal medyada paylaşımlarını beğenmemeye ve onu eleştirmeye başladılar.
Onu kocasının sırtında bir kene gibi görmeye başladılar.

Evlilikten Önce Sorulması Gereken Sorular

Bu bölümü kadınlar için hazırladım.
Evlenmeden önce kendinize sorun:

Bu evliliğin amacı ne?
Çocuk yapmak mı?
Hava atmak mı?
Aşk mı?
Fedakârlık mı?
İş ilişkisi mi?
Zengin olmak mı?
Sevişmek mi?
Yoksa ortak amaçlarınız için birlikte çalışacağınız kutsal bir birliktelik mi?

Son söylediğimin haricindeki her evlilik sebebi, sadece kâğıt üzerinde bir evliliktir.
Ortak bir amacınız yoksa, evli olsanız bile kendinizi yalnız hissedersiniz.

Ortak Amaç Nedir?

Peki ortak amaç ne olmalı?
Sadece ikinizi ilgilendiren bir amaç çok küçüktür.
Mum alevi gibi sönüp gider.

Ama tüm dünyayı ilgilendiren bir amaç, sizi birbirinize öyle bir bağlar ki;
evliliğiniz, evlilik olmaktan çıkar ve kutsal bir sözleşmeye dönüşür.

Nedir bu ortak hedef:

1- Herkes için sağlıklı gıda
2- Herkes için güvenli yaşam alanı
3- “Komşunu kendin gibi sev” eğitimi dediğimiz hayatın anlamı

Böyle Bir Evlilik Mümkün Mü?

Bu üçünü garanti altına almak üzere evliliğini şekillendiren çiftlerin;
birbirlerinden ayrılmaları,
uzun süre küs kalmaları,
bir yüzük için boşanmaları,
ya da diğer gelinin elbisesinden daha kabarık bir elbise için haftalarını mağazalarda ve prova salonlarında geçirmeleri mümkün değildir.

Doğum günleri, düğünler, kutlamalar, bekârlığa veda partileri gibi, sadece birkaç saat süren ama aile ekonomisine bir ömür boyu zarar veren eğlenceler vardır.
Düğün pastasının içinden palyaço çıktıktan sonra, kim olursanız olun, ertesi gün kocanıza omlet pişirmek size garip gelecektir.
Bu nasıl bir roller coaster?

Gösterişten Gerçeğe

İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth, sevdiği adam Robert Dudley öldüğünde İspanyollara karşı kazandığı Armada zaferini kutlamak için halkın karşısına çıktığında bile sevinemedi.

Ortalama bir kadın, o kadar kabarık bir gelinliği çıkarıp polar pijamasını giydiğinde;
şaşaalı düğün buketini bırakıp toz bezini eline aldığında nasıl mutlu olabilir?

Yanlış Amaçlarla Kurulan Evlilikler

Çocuk yapmak için evlendiyseniz, çocuk doğduğunda evliliğiniz zaten bitmiştir.
Aynı evde yaşasanız bile amaç tamamlanmıştır.
Daha fazla niye sarımsaklı yoğurt yemeyi seven bir adama katlanasınız?

Zengin olmak için evlendiyseniz, imzayı atar atmaz adamın servetine ortak oldunuz.
Neden o adamın annesine saygı gösteresiniz?
Boşansanız bir sürü nafaka alırsınız.

Hava atmak için evlendiyseniz, kabarık gelinliği giydiniz, fotoğrafı Instagram’da paylaştınız.
Neden evin içinde çizgili pijamasıyla dolaşan bir adamla bir ömür yaşayasınız?

Kutsal Bir Birliktelik

Ama oturdunuz, konuştunuz ve “tüm insanlığın bize ihtiyacı var” dediniz.
Bugünden itibaren:

Herkes için sağlıklı gıdayı nasıl üretebiliriz?
Herkes için güvenli yaşam alanlarını nasıl sağlayabiliriz?
“Komşunu kendin gibi sev” eğitimini nasıl hem uygulayabilir hem de yayabiliriz?

Bu, iki insanın Tanrı huzurundaki kutsal birlikteliğidir.
Onlar kutlu olsun.

Yedi katmanlı bir gıda ormanının, tüm pırlantalardan daha kıymetli olduğunu bilirler.
İçinde yaşadıkları topluma açık bostanlar kurmanın, en kabarık gelinlikten bile daha çok yakışacağını bilirler.

“Komşunu kendin gibi sev” eğitimiyle güne başlarlar.
Ne yapıyorlarsa, yalnızca üç temel ihtiyacı tüm insanlık için garanti altına almak için yaparlar.
Yani bu eğitimde ustalaşırlar.

Onlar artık ebeveyn olmaya hazır, olgun, akıllı ve ideal bir ailedir.

Son Söz

Böyle bir amacınız yoksa, eninde sonunda mutsuz olacaksınız.
Yüzüğünüzdeki pırlantalara bakıp onları saymaya devam etmek istiyorsanız, lütfen benim kanalımı terk edin.

Gerçek bir kadın, çocuğu olmasa bile insanlığın annesi olduğunu bilir.
Kocasından; ekebileceği, insanlığı sağlıklı gıdalarla doyurabileceği toprak yerine pırlanta isteyen bir kadın, mutsuz olmaya mahkûmdur.
Tanrı’nın önünde pişmanlığını dile getirmeli ve derhal düşünce yapısını değiştirmelidir.

Kadınlar ne istemeleri gerektiğini bildiğinde, erkekler onları takip eder.

Video İçerik