Kadınlar Sadece Parası Olan Erkeklerden mi Hoşlanır? Gerçekten Mesele Bu mu?
Kadınlar Sadece Parası Olan Erkeklerden mi Hoşlanır?
Kadınlar sadece parası olan erkeklerden hoşlanır.
Bu cümleyi dümdüz hale getirip söylediğimizde, kadınları kâğıt parçasına ya da bankadaki rakamlara bakıp büyülenen birer kukla gibi görmemiz çok normal.
Peki Bunun Arkasında Ne Var?
Peki bunun arkasında ne var?
Bir kadın neden bir kafeteryada oturup bir fincan sütlü kahvesini içerken lüks bir arabadan inen adama bakıyor, hatta gülümsüyor ama üzerinde eski kıyafetleriyle yürüyen, elinde Dostoyevski’nin Suç ve Ceza kitabını tutan, saçları karışık adama bakmıyor?
Bu Değişmez Bir Kanun mu?
Öncelikle, bu değişmez bir kanun değil.
Burada erkeklere çok büyük bir sır veriyorum.
Bu durumu değiştirmek tamamen sizlerin elinde.
Bunun nasıl değişebildiğini şimdi tek tek anlatacağım:
Tarihsel Arka Plan: Para ile İlişki Nereden Geliyor?
Kadınlar yüzyıllar boyunca mülkiyet hakkından mahrum bırakılmıştır.
Kadınlar düzenli geliri olan işlerde yüzlerce yıldır istihdam edilmemiştir.
Kadınlar bankacılık tarihinde en son kredi alabilen kesimdir.
Bu yüzden kadının para ile olan ilişkisini, “Biz insanız, erkek olarak kadınların bu para düşkünlüğünden bıktık, kadınlar parayı çok seviyor, kadınlar sadece parası olan erkeklerden hoşlanır,” deyip geçiştiremeyiz.
Temel Güdü: Hayatın Devamlılığı İçin Gereksinimler
Öncelikle kadınlar, ortama göre erkeklerden hayatın devamlılığı ile ilgili temel gereksinimleri talep ederler.
Eğer ekmek lazımsa ekmek, yumurta lazımsa yumurta, bebeğe bez lazımsa bez; bunları satın almak için de para lazımsa para isterler.
2000’li Yıllarda Para Nereden Gelir?
2000’li yıllarda bir kadının hayatta kalması, insan neslini sürdürmesi için ihtiyacı olan malzemeleri alabilmesi adına maalesef paraya ihtiyacı vardır ve bu yalnızca üç kaynaktan gelir:
1 — Birinin yanında çalışıyorsa patronundan ya da kendi işini yapıyorsa müşterisinden
2 — Ev kızıysa babasından ya da kocasından
3 — Yetiştirme yurdundaysa ya da memursa devletten
Burada Aşık Olmak Yok: İçgüdü ve Hayatta Kalma
Bakın burada aşık olmak yok; para kaynağının kaç kitap okuduğu, iyi bir insan mı olduğu yok; kaba bir insan mı olduğu yok; yoğurdun bolluğunun nereden geldiği, üzüm bağının sahibinin kim olduğu yok.
Burada sadece kadının hayatta kalma içgüdüsü ve elbette doğurma potansiyeli taşıdığı yavrularını doyurma ve hayatta tutma güdüsü var.
Kadın Beyni Ne Yapıyor? Analiz
Bu yüzden bir kadın beyni analiz yapıyor:
Parası varsa çocuklarımı doyurabilir.
Uzun boyluysa iş bulma ihtimali daha çok.
Yakışıklıysa daha çok para kazanabilir.
Lüks arabaya biniyorsa evi de vardır; arkasına saklanırsam daha uzun süre hayatta kalabilirim.
Bu Sadece Bireyler İçin Değil: Kurumlar
Bu bireyler için geçerli olduğu gibi kurumlar için de geçerlidir.
Kadınlar, en maskülen kurumlarda temel ihtiyaçlarını en çok garanti altında tutabildiklerini bilirler.
En maskülen kurum devlettir; bu yüzden memur olmuş kadınlar evlenseler bile işlerini kolay kolay bırakmazlar.
Müdürlerini çok sevdiklerinden ya da çok anlamlı bir iş yaptıklarına inandıklarından değildir.
Kendileri ve çocukları için güvence sağlayan işyerlerini ve eşlerini, daha güvenceli bir ortam olmadığı müddetçe bırakmazlar.
İstisnalar Var mı?
Bu konuşmalar büyük genellemeler içeriyor.
Her zaman istisnalar olabileceğini; kültürel, ekonomik ya da dini değer yargıları nedeniyle kadın davranışlarında değişimler olabileceğini de burada belirtelim ve devam edelim.
Temel Mesele: “Güven”
Peki temel mesele “güven” konusu ise, erkeklere kadınların ihtiyaçlarını karşılama ihtimali olan para kasaları değil de gerçekten insan olarak bakacakları bir dünya yaratmaya odaklanmamız daha doğru olmaz mı?
Üç Temel İhtiyaç
Güzel kadınların, uzun bacaklı kadınların, minyon kadınların, genç ve orta yaşlı kadınların, iri göğüslü ve mavi gözlü kadınların, sarışın ve esmer kadınların hepsinin değişmeyen üç temel ihtiyacı vardır.
Bu üç temel ihtiyaç onlara garanti edildiğinde bir erkeği diğeriyle karşılaştırmalarının bir anlamı kalmaz.
Bu durumda kriterler değişecektir.
Peki nedir bu üç temel ihtiyaç:
1 — Tüm kadınlar için sağlıklı gıda
2 — Tüm kadınlar için güvenli yaşam alanı
3 — Hayatın anlamına dair eğitim dediğimiz “komşunu kendin gibi sev” eğitimi
Bu Üç İhtiyaç Garanti Olunca Ne Değişir?
Güven, bir kadın için sadece bu üç temel ihtiyaç garanti altında olduğunda mümkün olur.
Bu durumda sizin ne kadar paranız olduğuna bakmayacak; çünkü her zaman sağlıklı gıdaya erişebiliyor.
Bu durumda hangi model arabaya bindiğinizin hiçbir önemi kalmayacak; çünkü güvenli bir konuta zaten sahip.
Bu durumda siz ne kadar beyefendi, kitap okumuş, başkalarına iyi davranan bir erkekseniz şansınız o kadar artıyor; çünkü komşusu çocuklarını özel okula gönderip hayatta kalma şanslarını artırırken o da kendi çocuklarını aynı koleje gönderme rekabeti için sizin kazanacağınız paraya artık ihtiyacı yok.
Çünkü artık tüm kolejler, tüm okullar aynı eğitimi veriyor olacak: “Komşunu kendin gibi sev” eğitimi.
Tarih Boyunca “En Uygun Ortam” Arayışı
Kadınlar insanlık var olduğundan beri içgüdüsel olarak insan türünü devam ettirecek en uygun ortamı ararlar.
Bunun şekli ve yöntemi her dönemde değişir.
Mesela anneannemin zamanında, köyün en güzel kızını en çok tarlası olana; ambarları o yıl hangi köylünün elma ve cevizle dolduysa, o ailenin oğluna verirlermiş.
Eleştiri yapmak istersek sonsuz sebep bulabiliriz.
Erkekler Bu Videodan Sonra Hangi Sırrı Bilecek?
Fakat erkekler bu videoyu izledikten sonra en önemli sırrı biliyor olacaklar.
Kadınlar ne ister?
Sadece kadınların istemesi de yetmez, o kadının annesi babası ne ister?
Bunu altın, para, başlık parası, düğün-nişan törenleri, beyaz eşya… diye çeşitlendirebilirsiniz.
Ama hepsi aslında üç temel ihtiyaçlarının garanti altında olmasını isterler:
1 — Hem kendileri hem komşuları için her zaman sağlıklı gıdaya ulaşabilmek
2 — Kendilerine ait güvenli bir yaşam alanı (ve komşuları için de aynısı, yoksa anında rekabete girerler ve yanlarında durdukları erkeği, yapabilirlerse bir yarış atı gibi kullanırlar.)
3 — Anlamlı bir hayat; yani komşularının kendileri için istediği tüm iyi şeyleri onlar için de istedikleri doğru bir çevrede yaşamak.
Neden Bugün Bu Güvence Kolay Değil?
Bugün kadınlara bu güvenceyi erkekler aralarında organize olmadığı müddetçe sağlamak kolay değil.
Bu yüzden bunun bir kısmına geçici süreliğine de olsa sahip olmak için en uygunsuz davranışları bile sergileyen kadınlar olduğunu görebilirsiniz.
Aynı şekilde, bu ihtiyaçların garanti altında olmamasını fırsat bilen, parasının dışında hiçbir değeri olmayan adamları da görebilirsiniz. Erkekler kendi aralarında eşitliği sağladıklarında kadınların gözünde de eşit olacaklardır.
Erkekler Ne Yapmalı?
Erkekler ne yapmalı?
Öncelikle “Kadınlar sadece parası olan erkeklerden hoşlanır” sözünü “Kadınlar sadece üç temel ihtiyaçlarını garanti altına almak için organize olabilen, aklını kullanabilen erkeklerden hoşlanır.” sözüyle değiştirin.
Yeryüzünü gıda ormanlarına dönüştürünceye kadar etrafınızda gördüğünüz her metrekare toprağı yenebilir bitkilerle donatın. Toplumunuzdaki kadınların her zaman en iyi gıdalarla beslendiğinden emin olun.
Yerel yönetimlerden birinin yanında güvencesiz çalışmak için iş istemek yerine, vatandaşı olarak o ülkeden eşit oranda toprak mülkiyeti isteyin. (Eşit olması çok önemli, eğer komşunuzun 10 dönüm sizin 500 metrekare toprağınız varsa, kadın mantıklı olarak 10 dönüm arazisi olanı seçer. Yukarıda bahsettiğim sebeplerle bu seçimi yapar. Size kötülük etmek istediği için değil, potansiyel yavrularını sizden daha çok sevdiği için, insan soyunun devamı sizin duygularınızdan ve erkek onurunuzdan çok daha önemlidir.) Bunun parayla ilgili olduğu hatalı bilgiyi aklınızdan çıkarın. Sizi bir ülkenin vatandaşı yapan tek gösterge o ülke toprakları üzerindeki mülkünüz olup olmamasıdır. Eğer toprağın sahibi siz değilseniz, o ülkede doğmuş olmanız sizi sadece kağıt üzerinde vatandaş yapar. Bu yüzden şu sözü vatanını çok sevdiğini iddia eden insanlardan sık sık duyarsınız: “doğduğum yer değil, doğduğum yer önemli.” Derler. Doyduğunuz yer daha önemlidir. Bu yüzden iş bulabildiğiniz yerlere yurt içinde ya da yurt dışında göç edersiniz.
Örnek Yaşam: Gıda Ormanı, Ev, Eğitim, Kontrol
Bu toprakları gıda ormanlarıyla kaplayın ve doğal malzemelerden kendi ellerinizle güzel evler yapın.
“Komşunu kendin gibi sev” manevi eğitimini her gün tekrar edin ve yapay zekâ destekli kameralarla kurduğunuz bu bolluk sahalarını sürekli kontrol edin.
Bu eğitimin ve simülasyon koridorlarının ne olduğunu anlattığım bölümlere göz atın.
Sonra köyün en güzel, en uzun bacaklı, en ahlaklı, en ceylan gözlü kızlarına bu örnek yaşamı gösterin.
Size bankada ne kadar paranız olduğunu sormayacaklar; gözlerinizin içine bakacaklar ve dudaklarınıza sıcak bir öpücük konduracaklar.
Yavrularını besleyecek güçteki aslanı bulduğunu düşünecekler, spor salonunda yaptığınız kaslarınıza değil, kalbinize bakacaklar. Bunu bir düşünün derim. Ama siz kendi hemcinslerinizden üstün olmak istiyorsanız, onların başında patron olmak istiyorsanız, onlardan daha zengin daha kıdemli daha kaslı olmak istiyorsanız, bu maymun sürülerinde olduğu gibidir. Maymun sürüsünde en zorba erkek istediği tüm dişi maymunları alabilir. En çok muzu da o yer.
Bugün Karar Günü
Bugün gerçek bir erkek olmaya karar verdiğiniz gün olsun.
Güçlü bir adam arkadaşından üstün olma hayvansal içgüdüsüne karşı durabilen, kendi çıkarına ters olsa bile üç temel ihtiyacı garanti altına almak için yaşayan adamdır. Bütün kadınlar bunu benim kurduğum gibi açık cümlelerle ifade edemiyor olabilir. Yine de gerçek değişmez. Sorun kadınların paraya aşık olmaları değil, sorun hem erkekler hem kadınlar için üç temel ihtiyacın garanti altında olmamasıdır.
Kim Vermez ve Neden?
Bunu size patronlar, katılmayı düşündüğünüz yetenek programları, siyasi partiler, hepinize eşit oranda olacak şekilde kasıtlı olarak vermez. Erkekler üç temel ihtiyaç konusunda eşit olmayı kendi aralarında organize olarak talep etmediği müddetçe kadınlar yaşamak için ne gerekiyorsa onu yapmaya, daha güçlü olanı içgüdüsel olarak seçmeye devam edecekler. Ayrıca bu sadece kadınlar için geçerli değil, erkeklerde her zaman daha güçlü olanı seçer. Size aynı koşullarda iki iş teklifi yapıldığında birinin maaşı daha yüksekse mantıklı olarak o işi seçmiyor musunuz? Öyleyse maaşlarda eşit olmalı. Kadınları da erkekleri de daha garantili olanı seçtiği için suçlayamayız. Ama birbirimize bu garantiyi neden vermediğimizi düşünüp kendimizi suçlayabiliriz. Hatamızı kabul ettiğimizde onu doğru olanla değiştirmemiz an meselesidir. İçinde bulunduğumuz bu saçma yaşam biçimini erkekler istiyorsa bugünden itibaren değiştirebilirler.
