Yöneticiler, Patronlar Ve Devlet İçin Dua Etmek Neden Önemlidir?
Eleştirinin Yıkıcı Etkisi Ve Duanın Gücü
Bu bölümde neden güçlü insanlara, patronlara, yöneticilere, devlete ve ebeveynlere dua etmemiz gerektiğini anlatacağım. Bu konu çok önemli ve asla atlanmaması gereken bir unsurdur. Hoşumuza gitse de gitmese de Tanrı ile diğer insanlar arasında bu saydığımız kişiler durur. Onların iyiliğini istemek, kendi iyiliğimizi istemekle aynı şeydir. Bu yüzden kutsal nesle ait insanlar Tanrı'yı (Doğayı) överler ve özellikle içinde yaşadıkları toplumun yöneticilerine dua ederler.
Olumsuz eleştiri hiçbir zaman işe yaramaz; bunu kendinizde de görebilirsiniz. Diyelim ki öğretmensiniz ve size iyi bir öğretmen olmadığınızı söyleyen bir öğrenciniz var. Sınıfı yönetemediğinizi söyleyen, diğer öğrencilere sizin ne kadar kötü bir öğretmen olduğunuzu anlatan ve sizi sürekli annesine şikayet eden bir öğrenci olsun bu. Bu durum sizin tüm öğretme motivasyonunuzu bozacaktır. Dahası, o öğrenciye karşı sevgi dolu olamayacağınız bir gerçektir. Aynı koşul içinde yaşadığınız toplum için de geçerlidir; komşumuzu gürültü yaptığı için eleştirmek, çoğu zaman daha fazla gürültü ile karşılık bulur.
Toplumsal Barış Ve Birliğin Anahtarı Olarak Dua
Ya onlar için dua etseydiniz ve onlar bunu bilselerdi? Sizin gerçekten onların iyi yönlerini takdir ettiğinizi bilselerdi ne değişirdi? Bu, kutsal nesle ait insanların yaptığı çok önemli bir deneydir. Bu çalışmayı yapan insanlar; isteseler de istemeseler de toplumda muhatap oldukları herkes için dua ederler. Bunu yapabildikleri kadar da gösterirler ki böylece yöneticiler, zenginler ve politikacılar; birlik olduklarını, aynı aileden geldiklerini ve güvende olduklarını bilsinler.
Suçlamak bir işe yarasaydı şimdiye kadar dünyada barış olurdu. Oysa en basitinden eşinizle yaşadığınız sorunlarda bile, ağzınızdan tek bir kötü söz çıkmışsa bunun düzeltilmesinin ve sarsılan güvenin yeniden sağlanmasının ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Günümüzde neredeyse her üç evlilikten ikisi boşanmayla sonuçlanıyor ve sebebi çok açık: Yoğun bir eleştiri sürecine eklenen ekonomik sorunlar. Ekonominin iyi olması demek, insanlar arasındaki ilişkilerin iyi olması demektir; patronla işçinin, devletle vatandaşın, babayla oğulun, gelinle kaynananın, maraba ile toprak sahibinin iyi geçiniyor olması demektir. Birbirleri için dua edenlerin yaşadığı topraklara bereket yağar.
Eleştiri Ve Bereket Arasındaki Hassas Denge
Kutsal nesle ait bir insan; eleştiri yaptığında veya yargıladığında, aynı yargının dönüp dolaşıp kendisini bulacağını çok iyi bilir. Bu yüzden ben de sosyal medyamda her konuşma metnimi tamamladığımda önce Tanrı'yı överim; sonra devlete, ülkemin varlıklı insanlarına, patronlarına ve yöneticilerine dua ederim. Tanrı'ya inanıp inanmamanız fark etmez, O'nu doğa olarak da düşünebilirsiniz. Bu duaya ne kadar çok insan katılırsa bolluk, bereket ve sağlık insanlara o kadar hızlı ulaşır. Çünkü bolluğu alabilmek sadece Tanrı izin verirse mümkün olur. Devlet, bolluğu halkı adına alabilen yapıdır. Eğer ona dua etmezsek, dahası onu eleştirirsek Tanrı'ya şunu söylemiş oluruz: "Beni bu dünyaya gönderdin ve beni beslemek zorundasın; ama burası ne biçim bir dünya, hiç beğenmedim, yemekler hiç güzel değil."
Şimdi empati yapalım: Diyelim ki evinize bir misafir geldi; hiçbir şeyi beğenmedi, yemeği eleştirdi, eşyalarınızı küçümsedi ve ikram ettiğiniz çay bardağını fırlatıp attı. O misafiri tekrar evinize davet eder misiniz? Bir an önce ondan kurtulmak istersiniz. Hatta demlediğiniz çilekli çayı ve havuçlu keki saklar; Mona Lisa gibi koltuğunuza sessizce oturur ve ellerinizi üst üste koyup misafirin gitmesini dört gözle beklersiniz. Havuçlu keki tek başına yemeyi tercih edersiniz. Eleştiri, elinizdekileri paylaşmanıza engel olur.
Terazi Dengesi Ve Duanın Günlük Önemi
Dua bölümüne geçmeden önce bilmenizi istediğim bazı hususlar var. Dua çok önemlidir ve duayı her gün tekrarlamamız da bir o kadar kıymetlidir. Bunu bir terazi dengesi olarak düşünebilirsiniz; eleştiri kefesi yere yapışmış, övgü tepsisi ise rüzgarda savruluyor. İnsanlık var olduğundan beri birbirimizi o kadar çok eleştirdik ki, yaşamımızın son gününe kadar günde yirmi dört saat şükür duası ve övgü seansı yapsak yeridir.
Herkes için gıda, herkes için güvenli konut ve "komşunu kendin gibi sev" eğitimi ideali; ancak bu dua mekanizmasını alışkanlık haline getirdiğimizde mümkün olabilir. Çünkü bu, yavaş ve sağlam adımlarla ilerlemeyi gerektiren kutsal bir amaçtır. Zenginlerin, yöneticilerin, patronların ve tabii ki devletin de bu sürecin kalbinde yeri olduğunu; onları teşvik ve takdir etmenin, üç temel ihtiyacı tüm insanlığa armağan etmede çok önemli bir basamak olduğunu biliyoruz. Duayı genel olarak, "komşunu kendin gibi sev" ilkesine bağlı kalarak yapacağız ve her fırsatta tekrar edeceğiz. Ayrıca ileride güncellememiz veya eklemeler yapmamız gerekirse duamızı değiştirebiliriz; ama değişmeyecek olan şey şudur: "Komşunu kendin gibi sev" yasasına daima bağlı kalacağız.
Kutsal Birlik Ve Üç Temel İhtiyaç İçin Dua
"Bu kutsal birliği bize sağlayan Tanrı'ya şükürler olsun. Doğaya ve yediğimiz ekmekte emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ederiz. Tanrı'dan, devletimizden, yöneticilerimizden, babamızdan ve annemizden aldığımız bu gücü; herkes için gıda, herkes için güvenli yaşam alanı ve 'komşunu kendin gibi sev' eğitiminin garanti altına alındığı bir dünya için kullanmaya söz veriyoruz. Tanrı'nın bize sunduğu bu fırsat için minnettarız. Devletimiz güvende olsun, toplumumuz huzurla dolsun ve her bir komşumuzun refahı artsın; üç temel ihtiyacı önce halkı, sonra tüm insanlık için garanti altına almaya çalışan yöneticilerimiz güçlensin ve Tanrı zor görevlerde onlara kolaylık sağlasın. Tanrım, bizleri birbirimizi kıskanmaktan koru. Gözlerimiz insanların hatalarını değil, erdemlerini görsün. Kimsenin kimseye düşmanlık beslemesine izin vermeyelim. Devletimize ve onu ayakta tutan önemli görevlerdeki insanlara; herkes için gıda, herkes için güvenli konut ve 'komşunu kendin gibi sev' eğitimini topluma sağlamaları için yardım et. Bu yolda güçlerini artır. Burada ellerimizi sana uzattık ve talep ettik; kutsal işinin sonunda hepimizi sarayına kabul et. Amin."